BLOG > Kasım 2014

Bir Yarış Hikayesi; IRONMAN KALMAR 2013

Öncesine hiç bulaşmadan son 3 ay ile özetleyeceğim her şeyi. Haziran başı geldiğinde geriye dönüp bakınca, sürekli, hem manevi hemde fiziki bir çok hasarla uğraştığım bir kış geçirdim. Kalmar'a kayıt olurken hedefim hem sevdiğim arkadaşlarımla beraber yarış koşmak hem de en iyi zamanlarımdan birine imza atmaktı. Parkur buna çok müsaitti. Fakat kış dönemi, özellikle Runtalya sonrası geçirdiğim ayak-kalça-diş sakatlıkları öne çıkıyor ve kullanmak zorunda kaldığım antibiyotikler yüzünden hiç tam randımanlı antrenman yapamıyordum.

Açıkça ruhen de böyle bir tempoya hazır değildim. Kalmar'a hazırlık için Norveç'te 70.3 Ironman koşacaktım ve antrenman için sadece 3 hafta kendimi verebildim ve hedef olarak yorulmadan, İstanbul'a döndüğümde direk antrenmanlara başlayabilecek bir yarış koşmayı koydum. Güzelde yaptım.

Yazının devamı >

Triatlon ve IRONMAN Konuşma Dili, Vol 3: Koşu

Konuşma dili yazı serimizin son konusu Koşu. İlk 2 yazımızda Yüzme ve Bisiklet hakkında bizim konuştuğumuz dil ve terimlerin açıklamalarını yapmaya çalışmıştım. Şimdi sıra koşuda.

Diğer branşlarımıza göre daha az malzeme ile yapılabilen bir branş. Fakat işin içerisine detaylar girmeye başladığında bir çok ufak tefek alet ve teknik terim ile karşılaşıyoruz. Öncelikle ekipmanlardan başlayalım.

  • Ayakkabı ( Doğal olarak =) )
  • Çorap
  • Ayakkabı Bağcığı
  • Kalf Çorabı
  • Tayt - Şort - Tri-suit
  • Yarış Koşu Kemeri
  • Vizör
  • Kol Isıtıcı yada Serinletici Çorap

Kısaca bunları açmak gerekirse;

Yazının devamı >