BLOG

Gloria Ironman 70.3 Türkiye maceram...

 |  Kategori: Yarış Raporları  |  Yazan: Neslihan Gümüş  |  Yorum: 0 yorum

Gloria Ironman 70.3 Türkiye maceram...

-Relay mi? Nasıl olacak Özgür hocam?

-Biri yüzecek, biri sürecek biri de koşacak. Ironman 70,3 ü takım olarak tamamlamış olacaksınız işte yav :) 

Bu cevapla çok heyecanlanmıştım. FAST ekibi ile triahlon için antrenmanlara başlayalı çok olmamıştı ve bu süre boyunca takımdakilerin dilinden düşmeyen ve Türkiye de ilk kez gerçekleştirilecek olan Gloria Ironman 70,3 vardı. Tüm takım çok heyecanlıydı ve her antrenmandan onların heyecanlarına ortak oluyordum. Takımda çok yeniydim ve birkaç bisiklet yarışı dışında takımdakiler kadar yarış deneyimim yoktu. Bide antrenmanlara başlayalı çok kısa bir süre olması, fiziksel olarak yetersizliğimin yanı sıra yaşadığım bazı sıkıntılar bu yarışa katılmamı tamamıyla zorlaştırmıştır.

Ta ki Özgür hocam dan ; "Relay olarak yarışmak isteyen bir arkadaşımız var ve bir bisikletçiye ihtiyaçları var, e sende sürebilirsin. Hem senin içinde iyi bir deneyim olur " teklifini duyana kadar.

Bu teklif beni hem çok heyecanlandırmıştı hem de karmakarışık bir halde Özgür hocamı soru yağmuruna tutmama sebep olmuştu. Kayıtların kapanmasına saatler kalmıştı ve kaybedecek vakit yoktu. Hemen karar vermem gerekiyordu ve yaşayabileceğim tüm zorlukları göze alıp Türkiye de ilk kez  gerçekleşen bu organizasyona katılmaya karar verdim. :) Bu kararla birlikte karmaşık ve stresli bir süreçte başlamış oldu. Kafamda bir yığın soru vardı ."Kimlerle yarışacaktım? Nasıl bir yol izleyecektik? ,Kaydımız problemsiz bir şekilde olacak mıydı? Nerde kalacaktık? " gibi. Takım arkadaşım Tufan abinin beni de aramasıyla süreç tam anlamıyla başladı. Kayıt işlemini kendisi yapacağı için sabırsızlıkla kayıt haberi beklerken, Tufan abi den gelen haberle yüzücümüzün vazgeçtiğini öğrendim. Sanırım buraya kadarmış, seneye giderim derken Tufan abi pes etmemiş ve arkadaşları sayesinde yüzücümüz Alper i bulmuştu. Alper 'in  de kabul etmesiyle takımımız tamamlanmıştı ve Tufan abi den gelen kayıt haberiyle hepimiz çok heyecanlanmıştık. :) Team Relayist hazırdı. Yarışa 7 gün vardı ve hiçbir hazırlığımız yoktu. Ne uçak bileti, ne kalacak yer nede yarış ekipmanları. Bunla birlikte bu süreçte Tufan abi ile telefonda görüşmüştük, Alper le ise yazışmalar dışında bir iletişimimiz yoktu. Stresli bir hafta da olsa çevremdeki tüm sporcu arkadaşlarım bu süreçte bana desteklerini hiçbir zaman esirgemediler. Hafta sonları sürüş yaptığım Velopink grubundaki arkadaşlarımın destekleri beni inanılmaz derecede rahatlatmıştı.

Tüm hazırlıklar tamamlanmıştı ve yola çıkmak için her şey hazırdı. Team Relayist üyeleriyle tanışmayı ve organizasyon alanına gitmeyi iple çekiyordum. Aynı uçakla gittiğimiz için önce Tufan abiyle tanıştım. Hava şartlarından dolayı Belek e normalden daha geç ulaşabilmiştik ve varır varmaz grubun son üyesi Alper le tanışıp kayıt için hazırlanmış alana gittik. Üçümüzde birbirimize ısınıp takım ruhunu hissetmeye başlamıştık bile :) Renkli bir takım olmuştum ve mutluluğumu tarif bile edemiyordum. Kayıt işlemini halledip, yarış kitini aldıktan sonra organizasyon la ilgili detayları ve gerekli bilgileri almak için toplantıya gittik. Gördüğüm manzara şahaneydi. Böylesine bir organizasyonda katılan Türk sporcu sayısını görünce heyecanım ve mutluluğum daha da artmıştı. Toplantı da gerekli bilgileri almıştık ve yapmamız gereken bir sürü iş vardı. Otele geçip hazırlıklara başladık. Yarış kitindeki poşetleri ve bisikletimi hazırlayıp 19.00 'a kadar değişim alanına teslim etmek zorundaydık. Teslim öncesi ufak tefek teknik aksaklıklar yaşadım ve bu yüzden gergindim. Yarış sabahı sorunla karşılaşabilme fikri canımı  sıkmıştı. Yapılan  toplantıda çok fazla cezadan ve diskalifiye olma durumundan söz edilmişti ve hata yapıp yarışı tamamlayamazsam bu beni gerçekten üzerdi. Bu yüzden en az sıkıntı yaşayacak şekilde bisikletimdeki sorunları halletmeye çalıştım. Bisikletimi teslim ettikten sonra biraz daha rahatlamıştım ama yarışa saatler vardı ve heyecan da git gide artıyordu.

Yarış sabahı tam bir karmaşaydı. Heyecan ve stresin yanına birde  geç kalma telaşı eklenmişti çünkü tüm dünyada saatler 1 saat geri alınmışken Türkiye'de alınmadığı için yarış sabahı birçok Türk ve yabancı sporcu elektronik cihazlarındaki saat karmaşası yüzünden başlama alanına geç kalmıştı. Şanslıydım sanırım ne Team Relayist nede FAST Takımından  yarışan arkadaşlarımdan saat karmaşasından dolayı geç kalan olmamıştı. Birkaç gün havalar çok iyi gitmese de yarış sabahı gayet iyi denilebilecek bir hava vardı. Yağmur yoktu ancak  deniz birkaç günlük fırtınadan dolayı bayağı bulanıktı. Start çizgisine yüzme etabının başlamasını bekleyen Alper İ uğurladıktan sonra saat 8 05 de yarış başlatıldı. Heyecanım doruktaydı ve tüm vücudum titriyordu.  Alper mükemmel bir iş çıkarmıştı ve 28 dk. sonra sudan çıkarak çipini bana teslim etti. Çipi alır almaz bisikletime koşmaya başladım. Heyecandan koşmakta zorlanıyordum ama her şeye rağmen kendimi toparlayıp sorunsuz bir çıkış gerçekleştirdim. Parkur çok iyi olmasa da hızlıydı. En çok korktuğun teknik bir sıkıntı ve lastik patlaması ile karşılaşmamaktı. Parkurda çok fazla sporcu lastik problemi yaşadı. Parkur hızlıydı ve ilk 30 km benim içinde gayet iyiydi. Tırmanışa başladığımız sırada zorlansam tüm gücümle parkuru bitirebilmek için elimden geleni yaptım. 3saat 16 dk. da bisiklet parkurunu tamamladım ve değişim noktasına geldiğimde koşu parkuru için hazır bekleyen Tufan abiye çipi teslim ettim. Bekleme alanında Alper İ buldum ve heyecanla Tufan abiyi beklemeye başladık. Bu sırada sporcular tek tek finişe gelmeye başlamıştı ve yüzlerindeki ifadeler ve mutlulukları görülmeye değerdi. 2 saat 10 dk. Sonra Tufan abi görüldü ve finişe 50 m kala ona eşlik edip takım olarak finişi geçtik. Heyecanım, mutluluğum tarif edilemez bir hal aldı. Finisher madalyasını boynuna görmek beni inanılmaz gururlandırdı. Hepimiz problem yaşamadan parkurlarımızı tamamlamıştık ve çok mutluyduk.

Team Relayist olarak Gloria Ironman 70,3 ü tamamlamıştık ve aynı zamanda birbirini daha önce hiç tanımayan üç kişinin takım ruhunu yaşayıp takım için ne gerekiyorsa yapabileceğini görmek şahane bir histi. Bu yarışa katılmama olanak sağlayan Tufan abi, bana tarif edilmesi çok zor bir mutluluk ve deneyim hediye ettiler bana.

Ne diyebilirim ki herkese desteklerinden dolayı sonsuz teşekkürler.

2016 da yarışlarda görüşmek üzere. :)

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. Yazı, yorum eklemeye kapatılmıştır.